Anasayfa / Dünyadan / Tahran’da darağaçları kurulurken..!

Tahran’da darağaçları kurulurken..!

İran rejimini ayakta tutabilen önemli kaynaklar petrol ve doğalgaz malum. Buna ‘petrol hastalığı’ da deniyor. Zengin yer altı kaynaklarına sahip ülkelerde iktidar bir kere otoriterlerin eline geçtiğinde, bir daha dönüşü olmuyor. Zira yer altı kaynaklarını satıp zenginleşme, ve halka da özgürlüklere karşı rüşvet verebilme yeteneğine sahip otoriterler yıkılmıyorlar, iktidarda çakılı kalıyorlar.

İran rejimini ayakta tutan bir unsur daha var. O da acımasızlık. Rejim kimsenin gözünün yaşına bakmaz. İran devlet televizyonu, ‘Birinci kanal’a çıkan ve protestolarla ilgili yorum yapan Kuran’ı Kerim Uzmanı Abolfazl Bahrampour, Kuran’a göre protestocuların protesto gösterisini yaptıkları yerde çarmıha gerilmeleri ya da ellerinin ayaklarının kesilmesi gerektiğini söyledi

İran’da devlet aynı zamanda dini temsil ediyor. Devletin en tepesindeki Hamaney aynı zamanda velayet-i fakih, yani tüm Şiilerin dini rehberi. Velayet-i fakih kurumu İran İslam Devrimi’nden sonra icat edildi. Daha önce de örnek alınması gereken kişiler olduğuna inanılan merci-i taklid’ler, yani üst düzey ‘ayetullahlar’ mevcuttu, fakat devrimle beraber bu en üst ruhani kademe icat edilmiş oldu.

Devlet dini de temsil ettiği için, devlete yapılan başkaldırı aynı zamanda dine de yapılmış sayılıyor. İran’da işsizliğe, adaletsizliğe, yolsuzluğa isyan edenler basit protestocular değil; rejimin gözünde bu insanlar devlet ve dahası din düşmanları. Mahkemeye çıktıklarında ‘yeryüzünde fesat çıkarmak’la, ‘dine isyan etmek’le suçlanacaklar.

Bahrampour’un televizyonda söyledikleri pek çok İranlının kanını dondurdu. Muhtemelen Tahran sokaklarında çarmıha gerilenler görmeyiz, ama rejim insanlar üzerindeki korkuyu hep taze tutmak için idam cezalarını kent meydanlarında infaz ediyor. Tahran’ın geniş meydanlarında protestocular için darağaçlarının kurulacağının sinyallerini televizyonlarda yapılan bu yorumlar vermeye başladı.

Şu ana dek yaklaşık 7 bin kişinin tutuklandığı düşünülüyor. Protestolarda yaralananlar hastanelere gitmiyorlar. İran polisi hastane hastane gezip yaralıları topluyor.

Vatandaşlar nereye kadar vatandaş, nereden sonra yok edilmesi gereken düşmanlar? Otoriter rejimlerde bu çizgi çok ince. Bir başkaldırı, bir rıza göstermeme, rejim için düşman olarak damgalanmaya yetiyor.

16 Kasım’da Başkent Tahran’a bağlı İslamşehr’de karşıdan karşıya geçerken Mir Rıza Abdullahi vurularak öldürüldü. Abdullahi’nin talihsizliği protesto gösterilerinin olduğu yerde olmasıydı. Daha 13 yaşındaydı…

Abdullahi’nin babası bir inşaat işçisi, oğlunun naaşını alabilmek için üç gün bekledi. Devlet, aileye oğullarının cenazesini cenaze törenini sessiz sedasız yapılması sözü karşılığında verdi. ‘Mir’ ismini peygamber soyundan geldiğine inanan İranlılar büyük oğullarına verir. Sessiz sedasız 13 yaşında Erdebil’de gömüldü Mir Ali Rıza Kutlu

Nevşin Mengü

Diken.com

HALKIN BİRLİĞİ

İran’da zam protestoları: Şiraz’da benzin istasyonları ateşe verildi, Tahran’ın giriş-çıkış yolları kapatıldı..!

Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, hükümetin benzine yaptığı zam nedeniyle dün başlayan protesto gösterileri Tahran, …

instagram web viewer instagram profile