Anasayfa / Politika-Haber / Türkiye’nin Vietnam’ı Kürdistan mı?

Türkiye’nin Vietnam’ı Kürdistan mı?

Vietnam Savaşı’nın ABD’deki etkileri dünyanın geri kalanında fazlaca bilinmez.
Oysa gerek o dönem Vietnam’dan yapılan haberler, gerek medyanın özgürlüğünün her şeyin ötesinde olduğunu gösteren Pentagon Belgeleri Davası (Pentagon Papers) ülkenin demokrasisi adına oldukça önemli gelişmelerdi.
Ayrıca Vietnam’da savaşan askerlerin sonrasında yaşadıkları travmalar da bir savaşın hem ülkeyi hem insanlarını nasıl değiştirebileceğini gösteriyordu.
Vietnam Ortadoğu’ya uzak bir konu. Oysa Irak’ın işgali ve sonrasında yaşananlar nasıl ABD için ikinci bir Vietnam ise Türkiye’nin 35 yıldır PKK ile sürdürdüğü çatışma ve son yıllarda Suriye ile Irak’ın kuzeyindeki operasyonlar ülkede ve askerlerde Vietnam’dakine oldukça benzeyen etkiler yaratıyor.
Ancak iki durum arasında önemli bir fark mevcut. O da ABD’nin yıllardır Vietnam’da yapılan hataları, askerlerin ve politikacıların nasıl çıkarlar elde ettiklerini tartışıyor olması; bu konu üzerine pek çok film, dizi, roman ve çizgi roman bulunması.
Mesela ABD’nin Vietnam Savaşı dönemi en güvenilen haber sunucularından Walter Cronkite’in Vietnam’a giderek yaptığı haberler ve sonrasında söyledikleri insanların kafasında farklı sorular oluşmasına neden oldu. O güne kadar askerlerin ve hükümetin yaptığı açıklamaların pek de doğru olmadığı anlaşılmaya başlandı.
Hatta Marvel’ın ünlü anti kahramanı Frank Castle’ın (Punisher) Vietnam’daki yıllarını anlatan Punisher: The Platoon isimli çizgi romanda bir ABD askerinin Vietkong tarafından sorgulanması sırasında Cronkite’ın yaptığı yayınlara da değinilir. O yayınların halkın kafasında sorular oluşturduğu söylenir.
Bugün maalesef Türkiye’de bu askeri operasyonları izleyecek ve tarafsız bir yayın yapabilecek hiçbir gazeteci kalmamış gibi. Zaten herhangi bir gazeteci hafif bir eleştiride bulunduğunda mahkemeyle yüzleşmesi kaçınılmaz.
Güneydoğu’ya yaptığım ziyaretlerde halk dışında oradaki kimi polis, asker ve diğer kamu görevlileri bile bölgeyi Kürdistan olarak tanımlarken bugün hala bu kelimeyi söylemek bir suç olabiliyor. Kısaca bölgenin adı bile tam söylenemiyor.
Çizgi romanlar üzerinden gidersek Punisher: The Platoon’da bir diğer önemli nokta da savaşmaya giden askerlerin döndüklerinde oldukça farklı bir ülke bulmuş olduklarını birkaç defa tekrarlamalarıdır.
Askerlerin yaşadıkları travmalar konusunda en bilinen örneklerden biri David Morell’in aynı isimli kitabından uyarlanan İlk Kan – Rambo (First Blood) filmidir. Rambo savaşa bir kahraman gibi gönderildiğini ancak döndüğü zaman insanların ona bebek katili diye bağırdığını anlatır. Vietnam’da her türlü savaş aracını kullanırken ülkesine dönüşte benzincide bile iş bulamamaktadır.
Türkiye’de Güneydoğu’da savaşmış askerlerin görevlerinin bitimi sonrası neler yaşadıklarını anlatan pek fazla eser yok. Bu konuda en bilinen film Uğur Yücel’in yönettiği Kenan İmirzalıoğlu ile Olgun Şimşek’in oynadığı Yazı Tura. Bir de gişede büyük bir başarı elde eden Dağ 2 filminde Çağlar Ertuğrul’un oynadığı Üst Teğmen Oğuz Çağlar’ın kabustan uyanıp soğuk su ile kendine gelmeye çalıştığı sahne.
Vietnam’da savaşmış pek çok asker için yaşananları oldukça gerçek biçimde anlatan bir çizgi roman ise The Nam’dır. Süper kahramanların olmadığı, yaşananların oldukça gerçekçi bir biçimde anlatıldığı The Nam’da rüşvet alan rütbeli askerler, savaşmaya gelmiş ancak hiçbir şey bilmeyen acemiler, işini iyi yapmaya çalışan ancak üstleri tarafından engellenenler anlatılır.
Türkiye 1996 yılında Susurluk’ta meydana gelen bir trafik kazasında aynı araçta bir milletvekilinin, bir üst düzey emniyet mensubunun ve Interpol tarafından aranan bir katliam sanığının olduğu öğrenildi. Sonrasında gelişen olaylarda halk devlet, siyaset ve mafya üçgeni üzerine oldukça fazla yazı okudu ancak olay bir şekilde kapandı. Bu süreçte Meclis’in yaptığı araştırmada ortaya çıkanlar Susurluk Raporu’nda yazıldı.
Orada yazılanlara bakılınca PKK ile Türk ordusu arasındaki çatışmalarda nasıl bir rant döndüğü daha iyi anlaşılıyor. Tabii PKK’den kaçıp Türk ordusunda jandarma adına çalışan ve pek çok faili meçhule karışan kişilerin itirafları da oldukça çarpıcıdır.
Bu itirafların birinde bölgeden askeri helikopterler ile uyuşturucu taşındığı anlatılır. Tıpkı Ridley Scott’un 2007 yılında çektiği Amerikan Gangsteri (American Gangster) filmine konu olan Frank Lucas’ın yaptığı gibi. Savaş zamanı Vietnam’a giderek burada yüksek kalite uyuşturucu için anlaşan Lucas ABD ordusuna ait uçaklar ile bu uyuşturucuyu ülkeye getirmiş ve yıllarca satmıştır.
Bütün bu süreçte yaşanan olayların başlıca sorumlusu sadece bazı askerler değildir. Kürt halkının haklarını korumak için ortaya çıkan ancak sonrasında kendi işine gelecek şekilde hareket eden PKK’nin da suçu vardır. İki taraf da çatışmanın devam etmesinden çıkar sağlamıştır. PKK yöneticilerinin kimi eylemlerini eleştirenlerin ajan ilan edilip öldürüldüğü bilinen bir gerçektir.
Ayrıca bazı askerlerin PKK’li gibi giyinip köy yakması gibi PKK de sivil ölümlere neden olan bombalamalar yapmış, askerlerin eş ve çocuklarını öldürmüştür. Kısaca iki tarafın da canavarlaştığı 35 yıllık bir çatışmadır bu.
ABD Başkanı Donald Trump yakın zamanda Suriye’den Amerikan askerlerini çekeceğini açıkladı. Son olarak da Türkiye’nin Kürtlere yönelik bir askeri operasyon düzenlemesi halinde ABD tarafından “ekonomik yıkıma” uğratılacağını söyledi. Bu açıklamalar farklı şekillerde yorumlandı ama 35 yıldır süren iki tarafın da oldukça fazla can verdiği bir savaşın bir anda bitmesi düşünülemez.
Türk halkının yavaş yavaş milliyetçi duygularını biraz dizginleyip geçen sürece bakması lazımdır. Güneydoğu’da yapılan hatalar açıkça tartışılmalı, bu konu üzerine filmler çekilip, romanlar yazılmalıdır. Hepsinden önemlisi askerlerin sivil hayata döndüklerinde yaşadıkları sorunlar daha göz önünde tutulmalıdır. Kısaca Vietnam’ın etkileri gibi Kürdistan’da yaşananların Türkiye’deki etkileri her açıdan ele alınmalıdır.
Kürt halkı ise zaten artık bölgede barışın olmasını, huzur içinde yaşamayı istemektedir. Yıllarca hep zorlu şartlar altında yaşamış, evini yurdunu bırakmış Kürtlerin artık topraklarında, evlerinde kimsenin korumasına ihtiyaç duymadan özgürce hayatlarını sürdürmesi lazımdır. Çünkü bu savaşın esas kurbanı masum Kürt halkıdır.
Ali Abaday
Ahval

HALKIN BİRLİĞİ

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Zindanlara Süren Faşist Baskı ve Zulmü Aklama Kurumuna Dönüştü..!

Türkiye’de son yıllarda cezaevlerinin nüfusu rekor düzeyde artarken, burada kalan tutuklu ve hükümlüler yaşadıkları sorunlarla …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle