Anasayfa / Haberler / Tütün Üreticiliğine torba yasayla darbe vuruldu küçük üreticiler isyanda: “Ekmeğime dokunma, yasayı geri çek”..!

Tütün Üreticiliğine torba yasayla darbe vuruldu küçük üreticiler isyanda: “Ekmeğime dokunma, yasayı geri çek”..!

Tütün üreticileri, satıcıları ve toptancıları, Eminönü İskele Meydanı’ndan hükümete bir kez daha, “Ekmeğime dokunma, yasayı geri çek ” uyarısında bulundu. Adıyaman’da tütüncülere yapılan polis saldırısını kınayan tütüncüler, kıyılmış tütüne yasak getiren Torba Yasası geri çekilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.

Birgün’den Zeynep Kuray’ın haberine göre, “Tütünüme dokunma” sloganıyla İstanbul Eminönü İskelesi Meydanı’nda bir araya gelen tütün üreticileri, satıcılar ve toptancıları, kıyılmış tütüne getirilen yasağın kaldırılmasını ve tütün üretimin yasal statüye kavuşmasını talep etti.

Adıyaman’da tütüncülere yapılan polis saldırının kınandığı eylemde, kıyılmış tütün poşetleri taşındı. Eylemde “Tütünüme dokunma, yerli malı kaçak olamaz. Abuzer eminin tütünü yasak, Sam amcanın tütünü serbest” yazılı pankart açıldı. Sık sık, “ Tütünüme dokunma”, “Tütüne dokunan eller kırılsın” sloganlarını atan tütün emekçileri adına açıklamayı Bingöl Kaldan okudu.

Kıyılmış tütüne getirilmek istenen yasağa tepki gösteren Kaldan, “Bizler, sabahın erken saatlerinde kalkıp tarlada gece geç saatlere kadar yorgunluk, hastalık demeden çalışan çiftçileriz ve onların yakınlarıyız. Toprağa ektiğimiz tohumları alın terimiz ile sulayarak evine ekmek götürmeye çalışan tütün üreticileriyiz” dedi.

Yasa geçerse ekmeğimizden olacağız”

Torba yasanın geçmesi halinde çiftçinin ekmeğinin elinden alınacağını vurgulayan Kaldan, “Kendi topraklarımızda yetiştirdiğimiz milli ürünümüz tütün ile bizi kaçakçı ilan etmektedir. Bizi 6 yıl hapse mahkum edecek, ekmek paramızı elimizden alacak torbaya yasaya karşı demokratik mücadelemiz devam edecektir” diye konuştu.

Asgari ücret ile çalışan bir insan eğer sigara içiyorsa tütün içmeden nasıl geçinecek?”

Açıklamanın ardından söz alan tütüncüler, itirazlarını teker teker dile getirdi. Üretici Bilal Kavak, Adıyaman ‘da ekmekleri için mücadele eden tütüncülere her koşulda destek olacaklarını kaydetti.

Tütün satıcısı Mehmet Karakurt, tütün şubesinin olduğunu ve halihazırda 16 kişiyi çalıştırdığını anlatarak, “Bu insanların aileleri de var. Yerli tütünümüzü elimizden almak istiyorlar. Tütün içmeyin diyorlar. Asgari ücret ile çalışan bir insan eğer sigara içiyorsa tütün içmeden nasıl geçinecek? Tütün çok avantajlı. Bizim ekmek kapımız. Tütünden başka geçim kaynağımız yok” diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım tütüncüleri provokatör olarak göstermesine de tepki gösteren Karakurt, “Tütünü ekmek serbest satmak yasak. Anlam veremiyorum artık. Bize bir yok göstersinler. Bütün çiftçiler kan ağlıyor. Samanı bile ithal edilecek bir ülke haline geldik” diye konuştu.

Her birimize en az 10 bin TL ceza kesildi”

Tütün satıcısı Seyithan Kurttepe, tütün yasasına karşı yasal haklarını kullandıklarını vurgulayarak, “Bizler emekçi insanlarız” hatırlatmasında bulundu. Kurttepe, tütüncüler olarak yasa geri çekilene kadar mücadeleye devam edeceklerinin altını çizdi.

Üretici Azmi subaşı ise, 9 yıldır tütünden ekmek yediğini, bu sayede çocuklarını okuttuğunu ifade etti. “Madem yasaklayacaklardı o zaman neden bizden vergi alıyorlar?” diye soran Subaşı, “Kiramızı ödeyemez hale geldik. Her birimize en 10 bin TL para cezası kesildi” dedi.

AKP üretim

AKPnin Kadın Düşmanı Politikaları Kadınları her gün daha fazla iş hayatının dışına itiliyor..!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Ağustos 2017 verilerine göre, 2 milyon 260 bin kadın ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı Ağustos 2016 döneminde yüzde 36.7 iken bu oran bu yılın aynı döneminde yüzde 38.6’ya yükseldi. Ağustos ayı itibarıyla sayıları 11.9 milyon olan 15-24 yaş grubundaki gençlerin 3.3 milyonu ne eğitim görüyor, ne çalışıyor. Yani her 100 gençten 28’i bu durumda. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) TÜİK’in 2016 verilerini baz alarak yaptığı araştırmaya göre ise eğitimli gençlerin yarısı yeni mezun durumunda ve işsiz. Yüzde 20’si geçici işlerde çalışıyorlar ve bu iş bitince işsiz grubuna dahil oluyor. İstatistik olarak işsiz olarak sınıflanan eğitimli genç erkeklerin yüzde 33’ü, kadınların yüzde 20’si eğitimlerine devam ediyor. Araştırmada, kadınların toplam genç işsizliğinin yüzde 63’ünü oluşturduğu vurgulandı ve yaygın kanının aksine, yetenek uyumsuzluğunun genç işsizliğindeki ana neden olmadığı vurgulandı. Çalışmada, genç kadınların işsizliğindeki ana neden olarak işveren tercihi ve bu tercihin oluşmasında kadınların sahip olduğu sosyal ve hukuki haklarla bu hakların iyileştirilmesine yönelik son dönem yapılan düzenlemeler olabileceğine dikkat çekildi.

6.5 aydır iş arıyor

İşsiz olan eğitimli ve genç erkekler ortalama 6, kadınlar ise 6.5 aydır iş arıyor. İşsiz ve eğitimli genç erkeklerin yüzde 33’ü, kadınların ise yüzde 20’si eğitimlerine devam ediyor. TEPAV’ın “Türkiye’de Genç İşsizliğinde Tek Sorun Yetenek Uyumsuzluğu Değil” başlıklı çalışmada şu tespitlere yer verildi:

-Eğitimli kadınlar eğitimli erkeklere göre iş arayışında daha aktif. İŞKUR’a başvurma oranları kadınlarda yüzde 32 iken, erkeklerde yüzde 28. Özel istihdam ofisleri ve çevrimiçi portallara başvurulara bakıldığında yine kadınların erkeklere göre daha fazla başvuruda bulunduğu görülüyor.

-Erkeklerle benzer özelliklere sahip, onlardan daha aktif iş arayan kadınlarda işsizlik artıyor. Veriler akla işveren tercihlerini getiriyor. Kadının işgücüne katılımını teşvik etmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yürüttüğü politikalar, işverenlerin kadın çalışan tercihlerini olumsuz etkilemiş olabilir.

-İşgücüne katılımı teşvik eden politikalar üniversite mezunu kadınların işgücüne katılım oranlarını etkilemezken, eğitimli kadınlar için işsizlik oranlarını olumsuz etkiliyor. Kadınlar için esnek çalışma ve doğum izni düzenlemeleri taslak halindeyken çıkan haberler, bazı işverenlerin insan kaynakları birimlerine kadın çalışan almama talimatı verdiğini ifade ediyordu. Gelişmiş ülkelerde dava konusu olabilecek bu yaklaşımın o dönemden bu zamana gerçeğe dönüştüğünü söylemek yanlış olmaz.

Yüzde 40.5’i atıl

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD “Bir Bakışta Eğitim 2017” raporuna göre, mesleki ve örgün eğitim dışında bulunan ve bir işte çalışmayan gençlerin oranı yüzde 33’ü bulurken, kadınlarda bu oran yüzde 46’yı geçti. 18-24 yaş grubundaki yaklaşık 13 milyon gencin üçte birinin boşta olduğu belirtilen raporda, 18-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 40.5’i ‘atıl’, yüzde 5.9’u ‘işsiz’ olarak kaydedilirken, erkeklerin yüzde 11.6’sının ‘atıl’, yüzde 8.1’inin ‘işsiz’ olduğu bilgisine yer verildi. Öte yandan OECD’nin 2014 verilerine baktığımız zaman, kadınların işgücüne katılım oranında Türkiye’nin sonuncu olduğunu görebiliyoruz.

Çözüm gerekiyor

Türkiye’de kadın istihdamı sorunu uzun süredir devam ederken bu konuda bir an önce çözüm yaratılması gerekiyor. Uzmanlar, kadınların istihdama katılımının artırılmasının toplumsal sorunların çözümü için gerekli olduğunun altını çiziyor. Ekonomiyi canlandırmaya dönük önlemlerin kadın istihdamını artırmaya da yer vermesi hem çok önemli bir atıl kaynağın ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak, hem sürdürülebilir büyümeye hizmet edecek, hem kayıt dışılığı azaltacak, hem de son dönemde çokça tartıştığımız aile içi şiddet gibi toplumsal sorunların yok edilmesi için gerekli altyapıyı sağlayacak.

Cinsiyetçiliğe son verilmeli

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi’ne (DİSK-AR) göre, Ağustos 2017 döneminde kadın işsizliği yüzde 15, genç kadın işsizlik oranı yüzde 27.7 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon, geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 17.3 oldu. DİSK-AR’a göre, kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalı.

HALKIN BİRLİĞİ

15 Temmuz sonrası kurulan silahlı grup HÖH dernek kurdu..!

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ortaya çıkan ve kendilerine Halk Özel Harekatı adını veren silahlı …