Anasayfa / Gençlik Yıldızı / Ya faşist devletin Bayrağını Selamlayacaklar, Yada öleceklerdi…!

Ya faşist devletin Bayrağını Selamlayacaklar, Yada öleceklerdi…!

Vietnam devrimi ve Direnme Savaşı

Ya faşist devletin Bayrağını Selamlayacaklar, Yada öleceklerdi…!
ONLAR O BAYRAK ALTINDA YAŞAMAKTANSA ÖLMEYİ TERCİH ETTİLER
İnsan Vietnam devrimini okuyunca, “Devrim dediğin işte böyle olur!” diyor hayranlıkla.
Vietnamlılar ki, asrın en öldürücü silahlarına sahip olan Amerika’yı dize getiren granit sertliğinde bir halktır.Vietnamlı devrimcilerin kapatıldıkları bir ada hapishanesi olan Poulo Condor’da 8 yıl tutuklu kalan Nguyen Duc Thuan’ın…Direnme Savaşı adlı kitabını yıllar önce okumuştum…
İlk okuduğumda neler hissettiğimi şimdi hatırlamıyorum. Ama bu defa kanım donarak, tüylerim diken diken okudum.O nasıl inatçı bir mücadele, nasıl yılmaz bir direniş ruhu… İnsanın aklı almıyor!
Kitabın yazarı Thuan’ın da aralarında olduğu Vietnamlı devrimciler, Poulo Condor hapishanesinde benzerine az rastlanan bir kahramanlık destanı yazıyorlar.Amerika’nın güdümündeki faşist Diem’ın başında olduğu Güney Vietnam devletinin sembolü olan bayrağı reddettikleri için bin kadar devrimci nice eziyetlerle öldürülüyor, binlercesi de sakat ediliyor.Sakatlandığı için ancak emekleyerek yürüyebilen Thuan, kitabının bir yerinde, “ Oy birliğiyle bayrağın, halkın baskı görmesinin bir simgesi olduğuna karar verdik… Düşman bizi bayrağı selamlamaya teker teker çağırmaya başladı. Kimse selama durmadı. Düşmanın gerici bayrağına küçümseme ile baktık, ”diyor.
Sekiz yıl süren vahşi işkencelerle yetinmeyen işgalciler ve işbirlikçileri, devrimcileri kapattıkları kafeslerde bir de açlık ve susuzlukla cezalandırıyorlardı.
“Kafesin girişinde ihtiyaç gideriyorduk, ”diyen Thuan, o vahşeti kitapta şöyle resmediyor: “Pislikler girişte birikmişti. Sidik birikintileri üzerinde pislikler yüzüyordu… Gelip kapıyı açıyorlar, bir kâse pirinç dolduruyorlar ve hop, pisliğin tam üstüne boşaltıyorlar… Eşiğe doğru sürünüyor ve zavallı yiyeceğimizi tane tane topluyor ve yiyorduk… Günde sadece bir bardak kadar çamurlu su veriliyordu. Uykumuzda patlayana kadar su içtiğimizi görüyorduk. Kimileri geceleri nemli duvarı yalamaktan gözünü kırmıyordu.”
Ve ortalığı kasıp kavuran öyle bir açlık ki, hücrede yeni doğan pespembe fare yavrularını üç parçaya bölerek açlıktan ölmek üzere olan arkadaşlarına çiğ çiğ yediriyorlar.
Thuan işkencelere dayanamayarak birkaç intihar denemesinde bulunmuş, fakat sonra vaz geçmiştir. Bu vazgeçişi, “İntihar etmek bir yanılgı, bir kaçış, bir döneklik demekti,” diye açıklıyor.
Ve yoldaşlığın göz kamaştıran dayanışması! “Veremlileri çok fazla kan boğmaya başladığında yoldaşlar hastanın kanını ağzından emerek çıkartıyordu,” diyor Thuan
“Ölüm bizi sıra sıra biçiyordu. Sadece 4. hapishanede on günde otuz beş kişi öldürüldü…
Ekim’den Mart’a kadar yüz kırk kişi öldürüldü…
Yoldaşlarımızın kanıyla sulanmış kumsalın kanı kırmızılaşmıştı.”
Thuan, öldürülen Hieu adlı arkadaşından şöyle söz ediyor: “Çırılçıplak, parşömen gibi bir deriyle kaplı bir iskelet… Gerisinden bir bağırsak parçası kuyruk gibi sarkıyordu.”
Bayrağı selamlasalar ne öleceklerdi, ne de böyle barbarca bir işkence göreceklerdi. Ama onlar devletin sembolü olan bayrağı meşrulaştırmaktansa ölmeyi tercih ettiler.
Çünkü onların mücadele felsefesinde işgalcilerle anlaşmak yoktu. İşgalciler ve işbirlikçileri ülkeyi ya terk edeceklerdi, ya terk edeceklerdi.
Vietnam halkı 1973’de bir buçuk milyon insanını savaşta kaybederek ülkesini işgalden kurtardı.
Thuan kitabının bir yerinde, “Ölümden korkulursa devrim yapılmaz,” diyor.
Onlar ölümden korkmadılar..
Ve tüm mazlum halklara örnek olacak bir kahramanlıkla ülkelerini işgalcilerin kanlı pençesinden çekip aldılar
24. Mayıs..2019
Mahmut Alınak

HALKIN BİRLİĞİ

Tutuklulara içme suyu bile yok; Silivri Kerbela’ya döndü..!

Faşist Saray rejimi zulümden yana sınır tanımıyor. 7 kişilik koğuşlarda 35-37 kişinin kaldığı cezaevleri adeta …

porno, hd porno, brazzers
sikiş sikiş izle
porno, porno izle bedava porno
milf porno, porno - travesti porno
porno - porno izle