Anasayfa / Özgür Kürsü / Zindanlarda Hak İhlalleri ve İşkence Artarak Sürüyor..!

Zindanlarda Hak İhlalleri ve İşkence Artarak Sürüyor..!

Türkiye cezaevlerinde siyasi tutsaklara yönelik faşist baskı ve işkence artarak devam ediyor. Özellikle hasta tutsakların tedavi edilmeyişleri, hastanelere sevklerinin yapılmaması ve kelepçeli muayene dayatılması ile yeniden gündeme gelen zindanlarda hak ihlallerine dönük Adalet Bakanlığı tarafından herhangi bir adım atılmıyor.

Özellikle 15 temmuz darbe girişiminin ardında , tüm zindanlarda  işkence, darp ve yasaklar aldı başını yürüdü. Zindanlarda son aylarda  son dönemlerde işkence, darp olayları, yasaklar ve keyfi uygulamaların sınır tanımazca arttığını İHD açıklamalarında görmek mümkündür.  İHD ve tutsak aileleri birçok defa da zindanlardaki faşist baskı ve yasakları meclisin gündemine getirdiği halde bugüne kadar bu alanda her hangi bir adım atılmadı. Dahası yüzlerce hasta tutsak var ve bunların tedavisi yapılmıyor. Haliyle  zindanlarda hasta tutukluların durumu her geçen gün kötüye gidiyor.

Neredeyse işkencenin pilot uygulamalarının yapıldığı Elazığ T tipi cezaevinde özellikle çok sıkıntılar, sorunlar yaşandığı zindanların başında geliyor. Gerçi birçok zindana v bu aynı durum yaşanıyor.  Örneğin; Trabzon Beşikdüzü T Tipi Cezaevi, Rize Kalkandere Cezaevi gibi… Hemen hemen tüm cezaevlerine yayılmış vaziyette. İşkence, darp vakalarının haricinde sağlık sorunları da çok yoğun bir şekilde yaşanıyor” dedi.

Hasta tutsakların hastanelere sevk edilmediklerini ve kelepçeli muayene dayatması nedeniyle tedavi olamıyorlar. 2017 yılının başından bugüne kadar 39’u hasta tutuklu, 73 kişi yaşamını yitirmiş olması da bu gerçeği gösteriyor.

Zaten şu anki zindanların fiziki yapısı, cezaevlerinin kapasiteleri ile ilgili son durum bile başlı başına problem; yaşamı risk altında tutulan, koşulları yaratan problemler… Türkiye’de cezaevleri toplamda 220 bin mahpus alabilecek kapasitedeyken, mevcut halde zindanlarda kalanların sayısı  280 bin yüzde 23 oranında bir fazlalık var. Buda zindanların tıka basa dolu olduğunu gösterir. Zaten yeterli iaşe bedelleri ile ilgili sıkıntılar, hijyen koşulları ile ilgili sıkıntılar, tedavi edilmemeleri ile ilgili sıkıntılar, sorunlar var.

Örneğin kelepçeli muayeneden kaynaklı hasta mahpuslar tedavi edilmiyor. Tek kişilik ring araçları ile sevk edilmeleri başlı başına bir işkencedir; ancak bir kişinin alınabileceği bir ortamda tutsaklar elleri kelepçeli olarak seyahat etmek durumunda, hastanede eğer uygun bir yer yoksa o aracın içinde beklemek durumunda kalınıyor :, yani tutsaklar kışın soğukta, yazın sıcakta zulüm altında tutuluyor. … Zaten insani koşullara uygun değil. Bu yüzden de hasta mahpuslar tedavileri yapılmadan çoğu zaman cezaevlerine geri getiriliyor” şeklinde konuştu.

Yine zindanlara en büyük sorunlardan biriside sevk sorunu Aslında bu üçlü ayağı olan problem ; hem Adalet Bakanlığı’nı, hem İçişleri Bakanlığı’nı, hem de Sağlık Bakanlığı’nı ilgilendiren bir problem. Bu üç kurumun bir araya gelip özellikle hasta mahpuslar sorunun çözümü için bir grup oluşturması gerekiyor. Ne yazık ki yapıla başvurulara karşın her hangi  olumlu bir geri dönüş söz konusu olmuyor. Örneğin sevki yapılmış olan bir hasta mahpusun dış sevkinden kaynaklı olarak jandarmanın iş yoğunluğu nedeniyle ya da personel olmaması gerekçesiyle sevki yapılmıyor.

Sevki yapılamayınca daha uzun sürelere tekrar ikinci veya üçüncü sevki yapılıyor. Ya da birkaç hastalığı varsa – ki mahpusların en büyük sorunlarından bir tanesi de tek bir hastalığa sahip olamamaları- çoklu hastalıklara fiziki koşullardan ve uzun yıllara dayanan hapislik koşullarından kaynaklı olarak ancak bir hastalığı ile ilgili tetkik ve tedavi yapılabiliyor. Diğerleri çoğalarak artık önü alınamayarak ağırlaşacak boyuta geliyor. Türkiye cezaevlerinde İHD’nin  tespitlerine göre  bin 333 hasta mahpus var. Bunların 457’si ise ağır. Örneğin İç Anadoludaki kentlerin zindanların ; Afyon, Bolu, Amasya, Eskişehir, Sincan, Kayseri, Kırıkkale ve Tokat’ta toplam 116 hasta mahpus var bunun 23’ü ağır ve cezaevinde kalmaması gereken mahpuslar. Ancak Adalet bakanlığı bunlarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapmıyor.

İşlem yapılamaması, serbest bırakılmamaları ile ilgili en önemli engellerden birisi adli tıp kurumudur. Adli tıp kurumunun elinde 80 kişinin cezaevinde kalamayacak durumda olduğu tespit edilmiş – ki bu rakam doğru bir rakam da değil- dosya var ancak bununla ilgili olarak bile ceza ertelemesi verilemiyor, gerekçe ise güvenlik. Cezaevinde kalamayacak bir durumda olan hasta mahpusun dışarıda nasıl bir güvenlik riski oluşturabileceği anlaşılabilecek bir şey değildir. Cezaevinde birçok ölüm yaşanıyor. 2017’den 2019’un 8 aylık dilimine kadar 73 mahpus cezaevinde yaşamını yitirdi. Bunlardan 37’si hasta mahpustu. En son İskenderun cezaevinde yaşamını yitiren Muhsin Kızılkaya yine Van’dan Sincan cezaevine getirilen ve tüm vücudunu saran kanser nedeniyle yaşamını yitiren Tahir Çetinkaya son örneklerdir” ifadelerini kullandı.

Zindanlarda tutsakların gerçekten insani gerekliliklerin hiçbiri yerine getirilmiyor. İnsan onuruna uygun olabilecek bir davranış konusunda bir direnç var kurumlar açısından. Oysa zindanlardaki hapislik sadece kişinin özgürlüğünden mahrum bırakıldığı alanlardır ya da böyle bir cezadır. Aslında  hapis cezası verilmiş olunan insanlara devlet olarak bu cezanın dışında başka bir ceza uygulamak mümkün olmaz. Ama ne yazık ki zindanlar zulüm katlanarak arttı ve zindanlar teslim alama alanları haline getirilmeye çalışıldı.

Saray faşizmi zindanlarda tutsaklara ‘yavaşlatılmış ölüm’ sürecini dayatılıyor. Zindanlara “asmayalım da de  besleyelim mi”  faşist cuntadan kalan politikalar pratiğe sürülüyor. Ondan dolayıdır ki, zindanlarda sitemli işkence ve yasaklar uygulanıyor. Politik tutsakların infazları yakılıyor ve hakları olduğu halde şartlı tahliye haklarından yararlandırılmıyor.  Hasta mahpuslar toplumun vicdanını kanayan bir yara olmaya devam ediyor.  Saray faşizminin zindanlara yönelik faşist işkence, baskı ve yasak politikalarını  sınır tanımazca uygulamaya sokmasında, dışarıda emekçi halkların zindanlara sahip çıkma ve dayanışmayı büyütme  de yetmezlikler önemli etkisi vardır. Devrimci savaşımının öncü neferlerinin kapatıldığı ve teslimiyetin dayatıldığı zindanlarda direnen ve teslimiyeti yere çalan devrimci tutsaklarla her alanda dayanışmayı büyütme zamanı olduğunu unutmayalım.

HALKIN BİRLİĞİ

IMF yeniden Türkiye’de: Tavsiyeleri Yeni Ekonomi Programı’nda yer aldı..!

Erdoğan, salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılışında yaptığı konuşmada ‘IMF defterinin’ Mayıs 2013’te …

instagram web viewer instagram profile